Dertlere derinleşmek yerine, 5 adımda fırsat yaratmaya odaklanmak
Son iki yıldır pandemi, devamında küresel krizler, hepimizde moral bozukluğuna neden
oluyor. Hepimizin, morale, gücümüzü yeniden fark etmeye, yaşam sevincimizi artırmaya
ihtiyacı bulunuyor. AL Danışmanlık Genel Müdürü, Marka ve İletişim Gurusu Ayşen Laçinel,
dertlere derinleşip her şeyi tehdit algılamak yerine, fırsatları görmeye ve fırsat yaratmaya
öncelik veren pozitif bir zihin sürecinin devreye girmesinin önemine dikkatleri çekiyor.
AL Danışmanlık ve Nazım Kitabevi iş birliği ile “Yaşam Okulu Eğitim ve Motivasyon
Programı”nı hepimizin morallerini yükselterek fırsatları görebilmesi için hayata geçirdiklerini
ifade eden Ayşen Laçinel, şunları söyledi:
“Yaşam Okulu Eğitim ve Motivasyon Programı, iş insanları, çalışanlar, öğretmenler,
öğrenciler, anneler, babalar ve hepimiz için moral verecek, gücümüzü fark ettirecek
hedeflerimizi netleştirecek, yaşam sevincimizi arttıracak özel bir programdır. Nazım Kitabevi
Kurucusu Devrim Gökel ve Genel Müdür Yardımcısı Demet Atay ile hazırladığımız seminer
konuları, kendisi ve çevresi ile barışık olmayana değil, olana odaklanmayı sağlayacak,
ürettirecek ve herkese iyi gelecek bir programdır. Seminerler, konferans salonunda, link
üzerinden veya AL Danışmanlık Ayşen Laçinel application üzerinden takip edilebilecektir.”
dedi.
Fırsatları görmeye ve fırsat yaratmaya odaklanmanın temel adımları nelerdir?
AL Danışmanlık Genel Müdürü Ayşen Laçinel, dertlere derinleşip her şeyi tehdit algılamak
yerine, fırsatları görmeye ve fırsat yaratmaya odaklanmanın temel adımlarını anlattı:
1-Etkin İletişim ve İmaj Yönetimi: İletişim, insanın önce kendisi, sonra başkaları ile kurduğu
anlama anlatma sürecidir. Bazen, hiç konuşmadan sadece duruşumuz, jest ve mimiklerimizle
mesajlar veririz. Bazen, yazdıklarımızla ya da bize yazılanlara verdiğimiz yazılı cevaplarla,
bazen de söylediklerimizle anlatırız kendimizi duygu ve düşüncelerimizi. Tüm iletişim
sürecinde duruşumuz, jest ve mimiklerimiz, seçtiğimiz kelimeler, ses tonumuz, diksiyonumuz,
kılık kıyafetimiz ve kullandığımız aksesuarlar bizle ilgili pek çok bilgi verir, iletişimde
olduğumuz kişilere. Etkin iletişim ve imaj yönetimi semineri ile, hem kendimizi güncelleyecek,
hem de farkındalıkla iletişim süreci belirleyeceğiz. Kendi imajımızı güncelleyip yöneterek, ne
kadar özel ve değerli olduğumuz bilinci ile yolculuğumuza devam edeceğiz. Akademik
bilgiler, güncel soru ve istekler çokça uygulama ile gerçekleşecek eğitim katılan herkese iyi
gelecektir.
2-Diksiyon ve Güzel Konuşma: Güzel konuşmak, yüksek farkındalık gerektirir. Konuyu,
amacı, hedef kitleyi, gündemi bilmek; amaca yönelik, duygu düşünce, bilgi aktarımı gerektirir.
Diksiyon ve güzel konuşma eğitimi ile, sadece sesleri doğru söyleme, vurguları tonlamayı
yerinde yapmayı değil, aynı zamanda tüm iletişim kapsamında senkronize olma farkındalığı
oluşacaktır. Nefes çalışmaları, duygu farkındalığı da bu eğitimde üzerinde durulacak
başlıklardır.
3-İletişimde Koçluk Yaklaşımı: İletişim yaklaşımlarından biri, koçluk yaklaşımıdır. İletişimde
olunan kişiye, sürekli mesaj vermek yerine, önce anlamayı, dinlemeyi sonra mesaj vermeyi
içerir. Koçluk yaklaşımı ile iletişim kurulduğunda, empati yapılır, etkin dinlemeye önem verilir
ve karşısındaki kişinin pek çok sorunun cevabını bulması sağlanır. Anne babaların çocukları
ile, birbirleri ile, öğretmenlerin öğrencileri ile iletişiminde çözüm bulduran pozitif düşünce ve
yaratıcılığı teşvik eden bir yaklaşımdır.
4-Başarı ve Motivasyon / Zaman Yönetimi Ve Planlama: Motivasyon, herkes için
önemlidir, hele ki bu dönemde daha da hayatidir. Kişinin kendini motive edebilmesi, birbirini
motive edebilmesi, doğru hedefleri belirlemesi ve planlama yapabilmesi, günümüzün en
önemli ihtiyacıdır. Bu eğitimle, hem motivasyon artacak, hem de zaman yönetimi ve
planlamanın başarıdaki önemi anlatılacaktır. Hedeflere ulaşmak için neler yapılmalı? Nasıl
motivasyonumuzu koruruz? Moralimiz bozulmuşsa nasıl toparlanırız? Bu eğitimde
katılımcılar, sorulara cevaplar, sorunlara çözümler bulabilecektir.
5-Duygusal Zeka ve Stres Yönetimi: Duygusal Zeka, hepimizde olan güçlü bir
potansiyeldir. Kullanıldıkça, farkındalık artar. İnsanın kendi duygularını fark etmesi ve sonra
başkalarının duygularını anlaması ile güçlenir. Duygusal zekası yüksek olanlar, duygularını
yönetebilir ve duygularını yönetenler, stresi de yönetebilir. Bu eğitimde, hem duygusal
zekanın nasıl kullanılacağı ve yükseltileceği, hem duyguları yönetmenin önemini, hem de
stresle başa çıkmanın yollarını göreceğiz. Sınav stresi, mülakat stresi, sunum endişesi de bu
içerikte işlenmiş olacaktır.






