<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AvrasyaHaber TV</title>
	<atom:link href="https://avrasyahabertv.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://avrasyahabertv.net</link>
	<description>Doğru ve Tarafsız Habercilik</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 19:36:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin stratejik ihracat kalemi&#8230;</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/turkiyenin-stratejik-ihracat-kalemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin stratejik ihracat kalemi...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21391</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye'nin stratejik ihracat kalemi...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKİYE&#8217;DE İŞ DÜNYASI DERGİSİ GASTRONOMİ DÜNYASINI<br />
ORTAK VİZYON ETRAFINDA BULUŞTURDU</p>
<p>Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Ağustos sayısında geniş yer ayıracağı &#8220;Gıda Dosyası&#8221; öncesinde, sektörün önde gelen temsilcilerini ve basın mensuplarını Küçükçekmece göl kenarındaki Samsa Land’da düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya getirdi.</p>
<p>Sektörün dönüşümünden yatırım stratejilerine kadar pek çok konunun masaya yatırıldığı buluşmada, Türkiye’nin lezzet ekonomisindeki küresel iddiası vurgulandı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin &#8220;lezzet diplomasisi&#8221; ile küresel arenada kazandığı ivme, gastronomi sektörünün sadece bir mutfak kültürü değil, artık çok daha büyük bir ekonomik ekosistemin &#8220;stratejik ihracat kalemi&#8221; olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de İş Dünyası Dergisi, Ağustos sayısında derinlemesine yer vereceği &#8220;Gıda Dosyası&#8221; öncesinde, sektörün nabzını tutmak ve vizyoner bir yol haritası belirlemek üzere paydaşları Küçükçekmece’nin eşsiz atmosferinde, Samsa Land’da buluşturdu.</p>
<p>Toplantıda öne çıkan temel vizyon, gastronominin artık yalnızca turizmi destekleyen bir yan unsur olmaktan çıkarak; tarımdan sanayiye, hizmet ihracatından destinasyon pazarlamasına kadar uzanan geniş bir ekonomik ekosistemin merkezine yerleşmesi oldu.</p>
<p>Sektör temsilcileri, NATO Zirvesi gibi uluslararası platformlarda sergilenen &#8220;lezzet diplomasisi&#8221; başarısının, Türkiye’nin &#8220;gastrodiplomasi&#8221; alanındaki gücünü kanıtladığına dikkat çekti.</p>
<p>YENİ TRENDLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU</p>
<p>Toplantıda masaya yatırılan bir diğer önemli başlık ise sektörün geleceğine yön verecek sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm oldu.</p>
<p>Katılımcılar; Sürdürülebilir Gastronomi:<br />
Yerel üreticiyi koruyan, coğrafi işaretli ürünlerin değerini artıran ve israfı önleyen modellerin önemi üzerinde duruldu.</p>
<h2>
İnovasyon ve Dijitalleşme:</h2>
<p>Gastronomi sektörünün sadece üretimle değil, yapay zeka, gıda teknolojileri (Agro-tech) ve dijital B2B platformları üzerinden küresel pazarlara açılması gerektiği belirtildi.</p>
<h2>
Nitelikli Turizm:</h2>
<p>&#8220;Made in Turkey&#8221; markasının, kaliteli hizmet ve özgün hikaye anlatıcılığıyla desteklenerek 12 aya yayılan bir turizm anlayışına nasıl entegre edileceği değerlendirildi.</p>
<p>&#8220;ORTAK AKIL&#8221; İLE KÜRESEL MARKA HEDEFİ</p>
<p>Küçükçekmece’nin eşsiz atmosferinde gerçekleştirilen istişare toplantısında, sektör temsilcileri dağınık bir yapı yerine, kamu ve özel sektörün ortak bir &#8220;Milli Proje&#8221; çatısı altında birleşmesinin hayati bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Türkiye’nin köklü mutfak mirasının, doğru stratejik adımlarla dünya gastronomisinin referans noktalarından biri haline gelebileceği ifade edildi.</p>
<p>MEKÂNIN EV SAHİBİNDEN KÜLTÜREL LEZZET VURGUSU</p>
<p>Toplantıya ev sahipliği yapan Samsa Land kurucusu Abdullah Cumali, 2018 yılında İstanbul Şirinevler’de başlayan lezzet yolculuklarını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Küçükçekmece’ye de taşıdıklarını belirtti.</p>
<p>Orta Asya ve özellikle Türkmen mutfağını tanıtma hedefiyle yola çıktıklarını ifade eden Cumali, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Samsa Land ismi, Orta Asya’ya özgü tandırda pişirilen ve etle ön plana çıkardığımız &#8216;Samsa&#8217; böreğimizden geliyor.</p>
<p>Menümüzde Samsa’nın yanı sıra mantı çeşitleri, fitçi böreği, Orta Asya pilavı ve &#8216;Şaşlık&#8217; adını verdiğimiz özel et çeşitlerimiz yer alıyor.</p>
<p>Türk halkı bu mutfağı kısa sürede benimsedi; bugün müşteri portföyümüzün yüzde 60’tan fazlası yerli misafirlerimizden oluşuyor.&#8221;</p>
<p>Türkiye’de İş Dünyası Dergisi tarafından düzenlenen bu buluşma; üreticiden yatırımcıya kadar tüm paydaşların bir araya geldiği, sektörün güncel nabzının tutulduğu ve geleceğe dair vizyoner bir yol haritasının çizildiği kapsamlı bir zemin oluşturdu.</p>
<p>Derginin Ağustos sayısı, sektörün ortak sesini yansıtan detayları ve uzman görüşleriyle gastronomi dünyasının rehberi olmaya hazırlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Libre Kültür&#8217;ün  16. sayısı yayında</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/libre-kulturun-16-sayisi-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[PRESSIO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/libre-kulturun-16-sayisi-yayinda/</guid>

					<description><![CDATA[Her ayın 1'i ve 15'inde güncellenen Libre Kültür, 16. sayısıyla yayında. Haydar Ergülen ve Fatma Berber söyleşileri, nitelikli kitap incelemeleri, Ahmet Telli ve Zihni Göktay'a adanan yazılar, Abbas Kiyarüstemi sineması üzerine bir çözümleme ve "Libre'nin Seçtikleri" bölümüyle yeni sayı, edebiyat ve kültür-sanat okurlarına zengin bir içerik seçkisi sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="press-spot" style="font-weight:bold;font-size:1.15em;line-height:1.5;margin-bottom:1.2em"><strong>Her ayın 1&#039;i ve 15&#039;inde güncellenen Libre Kültür, 16. sayısıyla yayında. Haydar Ergülen ve Fatma Berber söyleşileri, nitelikli kitap incelemeleri, Ahmet Telli ve Zihni Göktay&#039;a adanan yazılar, Abbas Kiyarüstemi sineması üzerine bir çözümleme ve &quot;Libre&#039;nin Seçtikleri&quot; bölümüyle yeni sayı, edebiyat ve kültür-sanat okurlarına zengin bir içerik seçkisi sunuyor.</strong></p>
<p class="press-lead" style="line-height:1.7;margin-bottom:1.2em">Edebiyatın, sinemanın ve düşüncenin güncel gündemini buluşturan Libre Kültür&#039;ün 16. sayısı yayında. Haydar Ergülen ve Fatma Berber söyleşilerinden kitap incelemelerine, Ahmet Telli ve Zihni Göktay için kaleme alınan yazılardan Abbas Kiyarüstemi sinemasına uzanan yeni sayı, okurlara zengin bir seçki sunuyor. Her ayın 1&#039;i ve 15&#039;inde güncellenen Libre Kültür, bağımsız yayın çizgisini bu sayıda da sürdürüyor.</p>
<h2 class="press-heading" style="font-weight:bold;font-size:1.5em;margin-top:1.8em;margin-bottom:0.6em">Haydar Ergülen ile söyleşi</h2>
<p style="line-height:1.7;margin-bottom:1em">16. sayının öne çıkanları arasında Murat Tokay&#039;ın, Haydar Ergülen ile yeni kitabı Kutsal Lezzetler Alfabesi üzerine gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşi yer alıyor. Şair, yazıyla kurduğu ilişkiyi, belleği, dostluğu ve şiirin gündelik hayatla temasını anlatırken; Fatma Berber de Taştan Düş Yaratmak kitabı ekseninde hafıza, şehir ve geçmişle kurduğumuz ilişki üzerine Libre Kültür&#039;e konuşuyor.<br />
Yeni sayıda Didem Gürhan, Nurhan Suerdem&#039;in Herkes Kendi Kendine adlı öykü kitabını incelerken; Yalın Sürez, Haydar Ergülen&#039;in Kutsal Lezzetler Alfabesi üzerine bir değerlendirme kaleme alıyor. Josef Kılçıksız, Dino Buzzati&#039;nin Tatar Çölü romanını bekleyiş, yazgı ve varoluş ekseninde yeniden okurken; Banu Yıldıran Genç ise Katja Oskamp&#039;ın Marzahn, Sevgilim romanından hareketle hayatın farklı evrelerinde değişebilmenin imkânını tartışıyor.</p>
<p style="line-height:1.7;margin-bottom:1em">Son  sayıda ayrıca yakın zamanda aramızdan ayrılan iki önemli sanatçı da saygıyla anılıyor. Tuğrul Cenker, Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay&#039;ın sahne mirasını ele alırken; Murat Tokay, Ahmet Telli&#039;nin şiirini ve edebiyatımızda bıraktığı derin izi kişisel bir veda yazısıyla selamlıyor. Sinema bölümünde ise Öykü Gizem Gökgül, Abbas Kiyarüstemi&#039;nin Yakın Plan (Close-Up) filmi üzerine kapsamlı bir inceleme sunuyor. Libre&#039;nin Seçtikleri bölümünde de temmuz ayının öne çıkan kitapları, dikkat çeken çevirileri ve yayıncılık dünyasındaki güncel gelişmeleri bulmak mümkün.</p>
<p style="line-height:1.7;margin-bottom:1em">Libre Kültür&#039;ün 16. sayısındaki tüm içeriklere www.librekultur.com adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p class="press-boilerplate"><em>Libre Kültür, bağımsız olarak sanatı ve edebiyatı destekleyen, her ayın 1&#039;inde ve 15&#039;inde güncellenen bir dijital platformdur. Zengin içerikleri ve geniş yazar kadrosuyla Türkiye&#039;deki sanatseverlere kapsamlı bir deneyim sunmayı amaçlamaktadır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lojistik sektörüne kapsamlı destek&#8230;</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/lojistik-sektorune-kapsamli-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 20:07:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Lojistik sektörüne kapsamlı destek...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21385</guid>

					<description><![CDATA[ Lojistik sektörüne kapsamlı destek...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hedef, Türk lojistik şirketlerini küresel dağıtım ağlarında güçlendirmek<br />
Ticaret Bakanlığı’ndan lojistik sektörüne kapsamlı destekler</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21387" src="https://avrasyahabertv.net/wp-content/uploads/2026/07/Murat-Baykara.jpg" alt="" width="630" height="410" />Ticaret Bakanlığı, lojistik ve taşımacılık sektörünün uluslararası rekabet gücünü<br />
artırmak amacıyla Hizmet Sektörleri Atılım Programı kapsamında 13 farklı destek<br />
kalemini devreye aldı.</p>
<p>İlaveten Markalaşma Programı kapsamında 500 milyon<br />
liraya kadar, Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları Programı kapsamında ise proje</p>
<p>başına yaklaşık 440 milyon liraya kadar destek alınabiliyor</p>
<p>Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) ev sahipliğinde düzenlenen Yük Taşımacılığı ve Lojistik<br />
Hizmetleri Ticaret Bakanlığı Destekleri Bilgilendirme Semineri’nde, Ticaret Bakanlığı’nın<br />
lojistik ve taşımacılık sektörüne yönelik destekleri kapsamlı biçimde ele alındı.</p>
<p>Hizmet<br />
Sektörleri Atılım Programı kapsamında acente komisyonundan yurt dışı birim açılışına, nitelikli<br />
personel istihdamından, yurt içi etkinlik katılım desteğine kadar farklı alanlarda destek<br />
sağlanırken, Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları Programı kapsamında proje başına 440 milyon<br />
TL’ye kadar destek veriliyor.</p>
<p>Seminerin açılışında konuşan HİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yük Taşımacılığı ve<br />
Lojistik Hizmetleri Sektör Komite Başkanı Murat Baykara sektörün önündeki temel görevin,<br />
kamu tarafından sağlanan imkanlardan doğru ve etkin biçimde yararlanmak olduğunu vurguladı.</p>
<p>Baykara, kamu ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği istişare toplantılarının sektörün<br />
geleceğine ilişkin ortak bir vizyon oluşturulması bakımından önem taşıdığını belirtti.</p>
<p>Baykara konuşmasında, Türkiye Yüzyılı vizyonu ve Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez<br />
Programının en temel yapı taşlarından birinin lojistik sektörü olduğunu ve bu vizyon<br />
çerçevesinde ülkemizi bölgesinde ve küresel anlamda bir süper güç konumuna getirmek için<br />
Hizmet İhracatçıları Birliği Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi olarak<br />
çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.</p>
<p>Sektöre ilişkin verilerin, lojistiğin artık operasyonel bir faaliyet değil; ekonomik büyümenin,<br />
rekabetçiliğin ve sürdürülebilir kalkınmanın stratejik sektörlerinden biri olduğunu açık biçimde<br />
ortaya koyduğunu belirten Baykara, Ticaret Bakanlığı tarafından 10962 sayılı Karar ile sektöre<br />
kazandırılan yeni destek mekanizmalarının; firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün<br />
artırılması, yeni pazarlara açılması ve hizmet ihracatımızın geliştirilmesi açısından son derece<br />
önemli imkânlar sunduğunu vurgulamıştır.</p>
<p>.Artan belirsizlikler ve yükselen maliyetler karşısında sektörün uluslararası arenada<br />
rekabetçiliğini sürdürebilmesi açısından desteklere erişimin stratejik bir ihtiyaç olduğunu ifade<br />
eden Baykara, sektörün ihtiyaçları gözetilerek hayata geçirilen destekler dolayısıyla Ticaret<br />
Bakanlığına ve emeği geçen tüm Bakanlık temsilcilerine teşekkür etti.</p>
<p>Baykara, sektör temsilcilerine düşen görevin, devletin sağladığı imkanlardan doğru ve etkin<br />
şekilde yararlanmak, daha fazla çalışmak, yerli ve milli filoları ulusal ve uluslararası arenada</p>
<p>güçlü konuma getirmek ve ülkemizin mal ihracatını her koşulda taşımak, hizmet ihracatının<br />
artmasına da katkı sağlamak olduğu belirterek sözlerini tamamladı.</p>
<p>HİB Genel Sekreteri Dr. Fatih Özer de 10962 sayılı Karar ile hayata geçirilen desteklerin<br />
sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılması ve hizmet ihracatının geliştirilmesi açısından<br />
önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti.</p>
<p>HİB olarak firmaların destekler konusunda<br />
bilgilendirilmesine ve uygulama süreçlerinde doğru şekilde yönlendirilmesine önem verdiklerini<br />
ifade eden Özer, seminerin desteklerin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacağına inandığını<br />
söyledi.</p>
<h2>Lojistik hizmetleri ihracatı 42,4 milyar dolara ulaştı</h2>
<p>Açılış konuşmalarının ardından Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü<br />
Tarık Sönmez, lojistik ve taşımacılık sektörünün Türkiye ekonomisi için ne anlama geldiğini<br />
rakamlarla örnek vererek anlattı.</p>
<p>Lojistik ve taşımacılık hizmetleri ihracatının 2002 yılında 2,7<br />
milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 42,4 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Sönmez,<br />
Türkiye’nin lojistik hizmet ihracatında dünyada dokuzuncu sırada bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Sönmez, lojistiğin yalnızca bir taşıma faaliyeti olmadığını, üretim ile ihracat arasındaki stratejik<br />
bağlantıyı oluşturduğunu belirterek, güçlü lojistik altyapısının ihracatın rekabet gücünü doğrudan<br />
etkilediğini ifade etti.</p>
<h2>13 farklı destek kalemi</h2>
<p>Türkiye ile dünyada lojistik sektörünün küresel görünümüne ilişkin detaylı bilgileri ve<br />
Bakanlığın sunduğu desteklerin ayrıntılarını ise Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti<br />
Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yusuf Karakaş anlattı. En baz programda 13 farklı destek kalemi<br />
uyguladıklarını hatırlatan Dr. Karakaş’ın verdiği bilgiye göre; Hizmet Sektörleri Atılım Programı<br />
kapsamında acente komisyonu, belgelendirme, yurt dışı birim, reklam, tanıtım ve pazarlama,<br />
yurt dışı ve yurt içi etkinlik katılımı, yurt dışı etkinlik organizasyonu, tescil ve koruma, iş gücü<br />
geliştirme, rapor ve veri tabanı üyeliği ile uluslararası kuruluşlara üyelik destekleri sağlanıyor.</p>
<p>Ayrıca iş birliği kuruluşları tarafından düzenlenen ticaret ve alım heyetleri ile HİSER projeleri de<br />
destek kapsamında bulunuyor. Acente komisyonu desteğinde yüzde 50 oranında ve beş yıl<br />
süreyle yıllık 6 milyon TL’ye kadar destek sağlanırken, belgelendirme desteğinde yıllık üst limit<br />
4 milyon TL olarak uygulanıyor.</p>
<p>Yurt dışında açılan birimlerde ise ülke başına beş yıl süreyle ve<br />
birim başına yıllık 6 milyon TL’ye kadar destek veriliyor. HİSER projelerinde en az sekiz<br />
yararlanıcının bir araya gelmesi gerekiyor.</p>
<p>İhtiyaç analizi, eğitim, danışmanlık, istihdam, tanıtım<br />
ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerinin yüzde 75’i desteklenirken, proje başına üst limit 43 milyon<br />
TL olarak uygulanıyor.</p>
<p>İş gücü geliştirme desteği kapsamında ise yurt içinde istihdam edilen<br />
personel için aylık kişi başı 90 bin TL’ye, yurt dışında istihdam edilen personel için ise aylık kişi<br />
başı 250 bin TL’ye kadar destek sağlanıyor.</p>
<h2>Markalaşmaya 500 milyon lira</h2>
<p>Markalaşma Programı kapsamında Marka Destek Programı ve Turquality Destek Programı<br />
olmak üzere iki farklı mekanizma uygulanıyor.</p>
<p>Destek oranı genel olarak yüzde 50 olurken,<br />
yıllık üst limit Marka Destek Programı’nda 250 milyon TL, Turquality kapsamında ise 500<br />
milyon TL’ye kadar çıkıyor.</p>
<p>Bugün lojistik, ulaştırma-altyapı ve havayolu yolcu taşımacılığı<br />
sektörlerinden toplam 23 firma Markalaşma Programı kapsamında destekleniyor.<br />
Seminerde öne çıkan bir diğer mekanizma ise Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları Programı oldu.</p>
<p>Dr. Karakaş’ın verdiği bilgiye göre; program kapsamında merkez ve cep depolardan oluşan,<br />
farklı taşıma modlarına bağlantılı entegre dağıtım ağlarının kurulması hedefleniyor. Depolama,<br />
yükleme, boşaltma, elleçleme, soğuk depolama, kargo birleştirme ve dağıtım faaliyetlerinin yanı<br />
sıra yazılım ve sistem altyapısı da destekleniyor. Kurulum ve işletme giderlerinin yüzde 50’si<br />
desteklenirken, kurulum işletme giderlerine ilişkin destek tutarı 300 milyon TL’ye kadar<br />
çıkabiliyor.</p>
<p>Cep depo kira desteğinde ise yıllık üst limit 120 milyon TL olarak uygulanıyor.<br />
Dr. Yusuf Karakaş, bugüne kadar lojistik ve taşımacılık sektörüne sağlanan toplam destek<br />
tutarının 4,57 milyar TL’ye ulaştığını belirterek, hedefin Türk ürünlerinin yalnızca yurt dışına<br />
çıkarılması değil, hedef pazarlarda doğru noktaya, doğru zamanda ve rekabetçi maliyetlerle<br />
ulaştırılması olduğunu vurguladı.</p>
<p>YOLDA’larla Türk lojistik sektörü ve üreticilerin yurt dışında<br />
yerel oyuncularla aynı şartlarda rekabet etmesinin sağlandığının altını çizdi.<br />
Seminer, sektör temsilcilerinin Ticaret Bakanlığı yetkililerine yönelttiği soruların yanıtlandığı<br />
soru-cevap bölümüyle sona erdi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buna Meyve değil, servet kazandırıcı denir</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/buna-meyve-degil-servet-kazandirici-denir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 20:33:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Buna Meyve değil]]></category>
		<category><![CDATA[servet kazandırıcı denir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21382</guid>

					<description><![CDATA[Buna Meyve değil, servet kazandırıcı denir]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bluefarm’dan Yunanistan’da 70 bin, Türkiye’de 150 bin fidan hedefi</strong></p>
<p><strong>DCT Trading, Yunanistan&#8217;ın en büyük yaban mersini üreticisi konumundaki bağlı ortaklığı Bluefarm IKE&#8217;nin 45 bin olan yaban mersini fidanı sayısını yılsonuna kadar 70 bine çıkarmayı planlıyor.</strong></p>
<p><strong> Şirket, Edirne İpsala&#8217;da hayata geçirdiği Bluefarm Tarım yatırımıyla ise yaklaşık 150 bin fidanlık üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. </strong></p>
<p><strong>Bu yatırımlarla Avrupa&#8217;nın en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasına girmeyi amaçladıklarını ifade eden </strong><strong>DCT Trading Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, &#8220;İhracat pazarındaki gücümüzü artırırken bölgenin tarım ekonomisine katkı sunan, kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyen, teknoloji tabanlı sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmak istiyoruz&#8221; dedi.</strong></p>
<p>Yunanistan’da bağlı ortaklığı Bluefarm IKE ile yaban mersini ve kiraz üretimi gerçekleştiren, ürünlerini başta Avrupa olmak üzere farklı ülkelere de ihraç eden DCT Trading, yeni fidan yatırımlarıyla Avrupa’nın en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasına girmeyi hedefliyor.</p>
<p><strong>DCT Trading ile Bluefarm IKE ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet</strong>, Gümülcine’deki Yaka bölgesinde 6 bin fidanla başladıkları üretim yolculuğunun bugün 45 bin fidana ulaştığını belirterek, Bluefarm IKE’nin Yunanistan’ın en büyük yaban mersini üreticisi konumuna yükseldiğini söyledi.</p>
<p>Hasat sezonunun da bekledikleri şekilde verimli geçtiğini belirten Sadık Ahmet, yılsonuna kadar hayata geçirecekleri yeni yatırımlarla Yunanistan’daki fidan sayısını 70 bine çıkarmayı planladıklarını ifade ederek, “Hedefimiz, Avrupa’nın da en büyük yaban mersini üretici ve ihracatçıları arasında yer almak” dedi.</p>
<p><strong>Ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyor</strong></p>
<p>Bluefarm IKE’nin satın alınan ve uzun süreli kiralanan toplam 200 dönüm arazi üzerinde ağırlıklı olarak saksıda yaban mersini ve yanı sıra 2 bin 200 ağaçla kiraz üretimi gerçekleştirdiğini kaydeden Levent Sadık Ahmet, “Ürünlerimizi başta Avrupa’daki süpermarket zincirleri olmak üzere farklı coğrafyalara ulaştırıyoruz.</p>
<p>Bu geniş ihracat pazarında güçlü bir konuma sahibiz” dedi.</p>
<p>DCT Trading olarak yine Yaka bölgesinde uluslararası standartlarda, modern bir paketleme tesisine sahip olduklarını kaydeden Sadık Ahmet, “Bağlı ortaklığımız YAKA IKE çatısı altında faaliyet gösteren bu tesisimiz, uluslararası paketleme kabiliyetiyle ihracat pazarında bizi öne çıkaran en önemli avantajlarımızdan biri” diye konuştu.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde Bluefarm’ın ihracat pazarındaki konumunu daha da güçlendirmek amacıyla, kiraz üretiminde başarıyla uyguladıkları anlaşmalı tarım modelini yaban mersini üretiminde de yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Sadık Ahmet, şunları söyledi:</p>
<p><strong>Anlaşmalı tarım modeliyle bölge ekonomisine ve kadın istihdamına katkı </strong></p>
<p>“Kiraz yetiştiriciliğinde 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Yaka bölgesinde bugün 200’ün üzerinde üreticiyle iş birliği içinde çalışıyoruz.</p>
<p>Elde ettiğimiz bu başarılı modeli şimdi yaban mersini üretimine de taşıyarak hem pazardaki gücümüzü artırmayı hem de bölge ekonomisine sağladığımız katkıyı daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Anlaşmalı tarım modeli sayesinde çiftçilerimize yüksek katma değerli alternatif bir ürün sunarken, özellikle Batı Trakya’da tarımla uğraşan soydaşlarımız başta olmak üzere bölgedeki üreticilerle modern tarım teknikleri, verimlilik odaklı uygulamalar ve yeni nesil tarım teknolojilerine ilişkin bilgi ve deneyimlerimizi paylaşıyoruz.</p>
<p>Böylece yalnızca üretimi artırmayı değil, bölgedeki tarımsal dönüşüme de katkı sağlamayı hedefliyoruz.</p>
<p>Bu modelin bir diğer önemli çıktısı ise kadın girişimciliği ve kadın istihdamına sağladığı katkı.</p>
<p>Anlaşmalı tarım ağımızı büyütürken kadın girişimciler tarafından kurulan işletmelere ve kadın kooperatiflerine öncelik vermeyi planlıyoruz.</p>
<p>Hâlihazırda Yaka bölgesindeki faaliyetlerimizde, özellikle hasat dönemlerinde sayıları artan çalışanlarımızın yaklaşık yüzde 90’ını kadınlar oluşturuyor.</p>
<p>Anlaşmalı tarım modelimizle kadınların ekonomik hayata katılımını daha da artırmayı ve kadın istihdamını ve girişimciliğini destekleyen sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmayı hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>İpsala’da 4,5 milyon Euro’luk yatırım</strong></p>
<p>Levent Sadık Ahmet, Bluefarm’ın üretim ve ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak bir diğer önemli yatırımlarının Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala’da hayata geçirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği olduğunu vurguladı.</p>
<p>Yaklaşık 4,5 milyon Euro yatırımla geliştirilen Bluefarm Tarım Yaban Mersini Çiftliği, 265 dönümlük alanda kuruluyor. Yaklaşık 150 bin fidan kapasitesine ulaşması hedeflenen yatırımda üretim tamamen saksılarda ve otomasyon tabanlı sistemlerle gerçekleştirilecek.</p>
<p>Sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm süreçlerin dijital olarak yönetileceği proje, Bluefarm&#8217;ın Yunanistan&#8217;da geliştirdiği üretim modelini Türkiye&#8217;ye taşıyan stratejik büyüme adımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Yunanistan’daki tecrübesini Türkiye’ye taşıyor</strong></p>
<p>Bluefarm IKE ve YAKA IKE, Bluefarm Tarım’ın uluslararası pazarlara açılmasında stratejik bir rol üstleneceğini ifade eden Sadık Ahmet, “Yunanistan’dan başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok noktasına gerçekleştirdiğimiz ihracat sayesinde edindiğimiz bilgi birikimi, sektör deneyimi ve ticari ağları Bluefarm Tarım’a aktaracağız.</p>
<p>Ayrıca lojistik altyapımızla da bu süreci destekleyerek Türkiye’deki üretimimizi küresel pazarlara daha güçlü şekilde taşıyacağız” dedi.</p>
<p>Bluefarm IKE ve Yaka IKE ile Bluefarm Tarım arasındaki iş birliği ve sinerjinin yalnızca ihracat ve pazarlama alanlarıyla sınırlı olmayacağını belirten Sadık Ahmet, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“2021 yılında kurduğumuz Bluefarm IKE’de yüksek kalite ve verimlilik standartlarını yakalayabilmek amacıyla yaklaşık iki yıl süren kapsamlı bir Ar-Ge süreci yürüttük.</p>
<p>En uygun fidan, saksı ve substrat (torf) seçiminden bakım ve üretim programlarının oluşturulmasına kadar birçok alanda yoğun çalışmalar gerçekleştirdik.</p>
<p>Bugün ulaştığımız başarı, bu bilimsel ve sistematik yaklaşımın bir sonucu.</p>
<p>Bluefarm IKE’de elde ettiğimiz tüm bu bilgi birikimi ve tecrübeyi şimdi Bluefarm Tarım aracılığıyla Türkiye’ye taşıyoruz.</p>
<p>Bununla birlikte, Yaka bölgesinde başarıyla uyguladığımız anlaşmalı tarım modelini Edirne İpsala ve çevresinde de hayata geçirerek bölge çiftçilerine yüksek katma değerli alternatif bir ürün seçeneği sunmayı hedefliyoruz.</p>
<p>Yunanistan’da edindiğimiz modern tarım uygulamalarına ilişkin deneyimlerimizi üreticilerimizle paylaşırken, özellikle kadın istihdamını destekleyen bir üretim modeli oluşturmaya ve bölgesel kalkınmaya katkımızı en üst seviyeye çıkarmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>YAKA IKE Avrupa ‘nın önde gelen perakende zincirlerine tedarik sağlıyor</strong></p>
<p>DCT Trading’in bağlı ortaklığı YAKA IKE’nin faaliyetleri hakkında da bilgi veren Levent Sadık Ahmet, bölgemiz başta olmak üzere Yunanistan’ın farklı bölgelerindeki üretici ve kooperatiflerden kiraz tedarik eden şirketin sahip olduğu teknolojik donanım sayesinde bu ürünleri kalite ve boyut açısından en verimli şekilde sınıflandırabildiğini anlattı.</p>
<p>Bu avantajın YAKA IKE’ye ürünleri farklı paketleme seçenekleri, kalite segmentleri ve hizmet modelleriyle Avrupa’daki süpermarket zincirlerine doğrudan ulaştırma imkânı sağladığına dikkat çeken Sadık Ahmet, “Bununla birlikte Yunanistan’da BRC’de en yüksek derece olan AA+, IFS’de ise yüzde 100 notuna sahibiz.</p>
<p>Ayrıca EN ISO 22000, GRASP ve GLOBALG.A.P. gibi gerekli tüm sertifikalarımızla uluslararası standartlarda faaliyet gösteriyoruz.</p>
<p>Ürünlerimizi frigo tır ve hava kargo yöntemleriyle başta Avrupa olmak üzere farklı coğrafyalara ihraç ediyor; Avrupa’nın önde gelen perakende zincirlerine tedarik sağlıyoruz.</p>
<p>Burada lojistik avantajımızı da dikkate aldığımızda önceliğimiz AB pazarı oluyor” şeklinde konuştu. YAKA IKE’nin de tıpkı Bluefarm gibi üreticilere değer katmaya önem veren bir yapı olduğunu vurgulayan Levent Sadık Ahmet, “Üreticilere sertifikasyon süreçlerinde destek sağlıyor, tarımsal bakım programlarının takibi ve kontrolü gibi konularda yıl boyunca danışmanlık hizmeti sunuyoruz.</p>
<p>Bu kapsamda yaklaşık 12 kişilik bir ekiple üreticilerimizin yanında yer alıyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Sezonda perakende satış noktalarıyla tüketiciyle doğrudan buluşuyor</strong></p>
<p>Levent Sadık Ahmet, YAKA IKE’nin yalnızca ihracat pazarlarında değil, sezon döneminde yerel pazarda da tüketiciyle doğrudan buluştuğunu belirtti.</p>
<p>Birkaç yıldır yaz sezonu boyunca İskeçe ve Gümülcine şehirlerinde kiraz ve yaban mersininin perakende satışına yönelik mağazalar açtıklarını ifade eden Sadık Ahmet, bu satış noktalarının bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi.</p>
<p>Bu yıl perakende satış ağını daha da genişlettiklerini kaydeden Levent Sadık Ahmet, özellikle Türkiye’den çok sayıda ziyaretçinin tercih ettiği Dedeağaç’ta da merkezi bir konumda yeni bir mağazayı faaliyete geçirdiklerini vurguladı.</p>
<p>Sadık Ahmet, “Böylece hem bölge halkını hem de ülkemizden gelen ziyaretçileri doğal, taze ve lezzetli kiraz ve yaban mersiniyle buluşturuyoruz.</p>
<p>Sezon boyunca açtığımız bu satış noktaları, ürünlerimizin tarladan sofraya uzanan kalite yolculuğunu doğrudan tüketiciyle paylaşmamıza imkân sağlıyor” dedi</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş mezarı başında anıldı…</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/prof-dr-nevzat-yalcintas-mezari-basinda-anildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:30:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş mezarı başında anıldı…]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21380</guid>

					<description><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş mezarı başında anıldı…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header class="cm-entry-header">
<h1 class="cm-entry-title"><span style="font-size: 16px;">Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş vefatının 10.ncu yıl dönümünde mezarı başında  dualarla anıldı</span></h1>
</header>
<div class="cm-entry-summary">
<div class="detay-bg">
<div class="detay-spot container ">
<div class="detay-spot-category">
<h4>Eski milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş,15.07.2016 tarihinde  geçirdiği  kalp krizi sonucu 83 yaşında hayatını kaybetmişti.</h4>
</div>
</div>
</div>
<div> Çatalca’daki yazlığında kalp krizi geçiren Yalçıntaş, 15.07.2016 tarihinde ,kaldırıldığı Çatalca Devlet Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen, kurtarılamamıştı</div>
<div class="row detay container">
<div class="col-md-10">
<div class="detay-icerik">
<p class="selectionShareable"> Nevzat Yalçıntaş, 21. Dönem Fazilet Partisi ve 23. Dönem  de AK Parti milletvekilliği yapmıştı.</p>
<p>Yalçıntaş, 15.07.2025 tarihinde Topkapı’daki mezarı başında sevenleri tarafından dualarla anıldı.</p>
<p>Anmaya arkadaşları, sevenleri ve aile efradı katıldı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NATO&#8217;da Türkiye gastronomisi</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/natoda-turkiye-gastronomisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[NATO'da Türkiye gastronomisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21377</guid>

					<description><![CDATA[NATO'da Türkiye gastronomisi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NATO Zirvesi’nde lezzet diplomasisi</p>
<p>NATO Zirvesi’nin en önemli ayrıntılarından biri Türkiye’nin gastronomisi oldu.</p>
<p>Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Turizm, Seyahat ve<br />
Gastronomi Hizmetleri Komite Başkanı Hediye Güral Gür, gastronominin Türkiye<br />
açısından artık yalnızca turizmi destekleyen bir unsur değil, yüksek katma değerli</p>
<p>bir hizmet ihracatı alanı haline geldiğini söyledi</p>
<p>Türkiye, 22 yıl aradan sonra yeniden NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Ankara’da ilk kez<br />
düzenlenen zirve, güvenlik ve diplomasi gündeminin yanı sıra dünya liderlerine sunulan<br />
Anadolu mutfağının seçkin örnekleriyle de uluslararası medyanın dikkatini çekti.</p>
<p>Zirvenin<br />
önemli davetlerinin mutfağında Michelin yıldızı sahibi dünyaca ünlü şeflerimiz vardı. Liderlerin<br />
gala yemeğinin mutfağında Şef Fatih Tutak, First Lady’lerin öğle yemeğinin mutfağında Şef<br />
Osman Sezener ve heyetlere verilen resmi davetlerin mutfağında ise Şef Sinem Özler yer aldı.<br />
Sadece şeflerin değil otellerin de zirve süresince hizmetleriyle iyi bir sınav verdiğine dikkat<br />
çeken Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Turizm, Seyahat ve<br />
Gastronomi Hizmetleri Komite Başkanı Hediye Güral Gür, gastronominin de artık yalnızca<br />
turizmi destekleyen bir unsur değil, yüksek katma değerli bir hizmet ihracatı alanına<br />
dönüştüğünü söyledi.</p>
<p>NATO Zirvesi boyunca dünya liderlerine Trabzon tereyağı, Hizan<br />
karakovan balı, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, Erzincan tulumu, Maraş dondurması ve<br />
Antep fıstığı gibi Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden ürünler ikram edildi.</p>
<p>Gür, bu<br />
tercihlerin Türk mutfağının kültürel zenginliğini uluslararası kamuoyuna taşıdığını, aynı<br />
zamanda Türkiye’nin “gastrodiplomasi” alanındaki gücünü ortaya koyduğunu söyledi.</p>
<h2>“Diplomasi artık sofralarda da kuruluyor”</h2>
<p>Günümüzde ülkelerin yalnızca siyasi söylemleriyle değil, kültürleri, mutfakları ve yaşam<br />
biçimleriyle de uluslararası algı oluşturduğunu belirten Hediye Güral Gür, “Diplomasi artık<br />
sadece toplantı salonlarında yürümüyor, ülkelerin mutfakları da uluslararası ilişkilerin sessiz ama<br />
etkili dili haline geliyor.</p>
<p>Ülkeler, kültürlerini ve üretim güçlerini sofraları aracılığıyla da dünyaya<br />
anlatıyor. NATO Zirvesi’nde sunulan her tabak, yalnızca bir yemek değil; Anadolu’nun üretim<br />
gücünü, coğrafi zenginliğini, kültürel mirasını ve Türk misafirperverliğini temsil etti.</p>
<p>Türk mutfağı, Türkiye’nin yumuşak gücünün en etkili unsurlarından biri olduğunu bir kez daha<br />
gösterdi” dedi.</p>
<h2>“Gastronomi döviz kazandıran stratejik bir sektör”</h2>
<p>Gastronominin artık yalnızca restoranlardan ibaret olmadığını vurgulayan Gür, sektörün<br />
turizmden konaklamaya, etkinlik yönetiminden yiyecek-içecek hizmetlerine kadar geniş bir<br />
ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirterek, “Gastronomi bugün hizmet ihracatının en önemli</p>
<p>bileşenlerinden biri haline geldi. Bir turist yalnızca yemek yemiyor; o yemeğin hikayesini,<br />
üretildiği coğrafyayı, kültürünü ve yaşam biçimini de deneyimliyor.</p>
<p>Bu deneyim, destinasyon<br />
tercihlerini etkiliyor, ziyaret sürelerini uzatıyor ve ülkemize daha yüksek katma değer<br />
kazandırıyor.</p>
<p>Gastronomi, ziyaretçi harcamasını artıran bu yapısıyla hizmet ihracatında katma<br />
değeri yükselten en önemli alanlardan biri haline geliyor” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin gastronomi alanında dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alma potansiyeline<br />
sahip olduğunu belirten Gür, “Yedi coğrafi bölgemiz, binlerce yıllık mutfak mirasımız, yüzlerce<br />
coğrafi işaretli ürünümüz, uluslararası başarı kazanan şeflerimiz ve güçlü turizm altyapımız bize<br />
önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.</p>
<p>Gastronomi artık yalnızca mutfak kültürünün değil;<br />
turizmin, ticaretin, tarımın ve ülke markasının ortak paydası haline geldi” ifadesini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hedef gastronomiyi küresel marka yapmak<br />
Gastronomiyi hizmet ihracatının stratejik alanlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Gür,<br />
uluslararası gastronomi festivallerinin desteklenmesi, gastronomi destinasyonlarının<br />
markalaştırılması, coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı ve Türk mutfağının küresel ölçekte daha<br />
görünür hale gelmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.</p>
<p>Gür, “NATO Zirvesi’nde<br />
kurulan sofralar, Türkiye’nin gastronomi alanındaki potansiyelini tüm dünyaya gösteren güçlü<br />
bir vitrin oldu.</p>
<p>Türkiye’nin mutfak mirası yalnızca kültürel bir değer değil, aynı zamanda<br />
ekonomik bir güçtür.</p>
<p>Hedefimiz Türk mutfağını dünya gastronomisinin referans markalarından<br />
biri haline getirerek hem turizm gelirlerine hem de hizmet ihracatına daha fazla katkı sağlamak”<br />
dedi.</p>
<p>Nitelikli turist, yüksek katma değer<br />
Hediye Güral Gür, “Türkiye bugün yalnızca denizi, güneşi ve tarihiyle değil; kültürü,<br />
gastronomisi, sağlığı, sporu ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyanın en güçlü<br />
destinasyonlarından biri haline geliyor.</p>
<p>Turizm artık sadece ziyaretçi sayısıyla ölçülen bir sektör<br />
değil; ülkenin marka değerini, hizmet kalitesini ve uluslararası itibarını yansıtan stratejik bir güç.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde nitelikli turist, yüksek katma değerli hizmet ve 12 aya yayılan turizm<br />
anlayışıyla Türkiye’nin küresel rekabet gücünü çok daha ileri taşıyacağına inanıyoruz” diyerek<br />
sözlerini tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözde tatil seçeneği, Kruvaziyer oldu&#8230;</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/gozde-tatil-secenegi-kruvaziyer-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:10:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[TURİZM]]></category>
		<category><![CDATA[Gözde tatil seçeneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kruvaziyer oldu...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21374</guid>

					<description><![CDATA[Gözde tatil seçeneği, Kruvaziyer oldu...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>LÜKS ALGISI YIKILDI! KRUVAZİYER TATİLİ ARTIK HERKESİN GÜNDEMİNDE</strong></p>
<p><strong>Bir dönem yalnızca belirli bir gelir grubunun tercih ettiği kruvaziyer tatilleri, bugün turizm sektörünün en hızlı büyüyen segmentlerinden biri haline geldi. </strong></p>
<p><strong>Küresel ölçekte artan talep, yeni gemi yatırımları ve farklı fiyat seçenekleri sayesinde cruise seyahatleri, ulaşım, konaklama ve eğlenceyi tek pakette sunan ulaşılabilir bir tatil alternatifi olarak öne çıkıyor.</strong></p>
<p>Küresel kruvaziyer turizmi, pandemi sonrası yakaladığı ivmesini büyüterek sürdürüyor. 2025 yılında dünya genelinde 37,2 milyon yolcuyla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan sektörün, 2026 yılında da 38 milyonun üzerinde yolcuya ulaşması bekleniyor.</p>
<p>Uluslararası raporlar, kruvaziyer turizminin artık yalnızca lüks segmentin değil, farklı gelir gruplarına hitap eden küresel bir tatil modeli haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Artan konaklama maliyetleri, uçak bileti fiyatları ve tatil harcamaları tüketicileri daha fazla &#8220;fiyat-performans&#8221; odaklı seçeneklere yönlendirirken; ulaşım, konaklama, yeme-içme, eğlence ve birden fazla destinasyonu tek pakette sunan kruvaziyer seyahatleri her geçen yıl daha geniş kitleler tarafından tercih ediliyor.</p>
<p>Kruvaziyer tatillerine yönelik yıllardır süregelen &#8220;lüks ve pahalı&#8221; algısının artık gerçeği yansıtmadığını belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer tatillerinin sunduğu kapsamlı hizmetlerin toplam maliyet açısından önemli avantaj sağladığını söyledi.</p>
<p><strong>Kruvaziyer tatili artık birçok otelden daha avantajlı</strong></p>
<p>Küresel kruvaziyer turizmindeki büyüme, cruise tatillerine yönelik tüketici algısını da değiştiriyor. Geçmişte yalnızca yüksek gelir grubuna hitap ettiği düşünülen kruvaziyer seyahatleri, bugün farklı gemi, rota ve kabin seçenekleri sayesinde çok daha geniş bir kitle için ulaşılabilir hale geldi.</p>
<p>Konaklama, ulaşım, yeme-içme ve eğlenceyi tek pakette sunan cruise tatilleri, sunduğu fiyat-performans avantajıyla birçok klasik otel tatiline alternatif oluşturduğunu söyleyen Ahmet Yazıcı, ‘‘Konaklama, ulaşım, yeme-içme, eğlence ve farklı şehirleri tek program içerisinde sunması nedeniyle birçok klasik otel tatiline göre daha ekonomik hale gelebiliyor.</p>
<p>Artık cruise tatili lüks değil; doğru planlandığında oldukça ulaşılabilir bir seyahat modeli.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Küresel talep büyümeye devam ediyor</strong></p>
<p>Uluslararası Cruise Lines International Association (CLIA) verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde 37,2 milyon kişi kruvaziyer tatiline çıktı. 2026 yılı için ise sektörün yaklaşık 38,3 milyon yolcuya ulaşması bekleniyor.</p>
<p>Yolcuların yaklaşık yüzde 90&#8217;ının yeniden cruise tatiline çıkmayı planlaması ise sektörün memnuniyet oranının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Kruvaziyer turizminin artık yalnızca emeklilere veya belirli yaş gruplarına hitap etmediğini belirten Yazıcı, &#8220;Bugün cruise gemilerinde çocuklu ailelerden genç çiftlere, arkadaş gruplarından solo gezginlere kadar çok farklı profilleri görüyoruz.</p>
<p>Yeni nesil gemiler sadece ulaşım değil, aynı zamanda başlı başına bir yaşam ve eğlence deneyimi sunuyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>İstanbul Doğu Akdeniz&#8217;in ana limanlarından biri oluyor</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin kruvaziyer turizminde her geçen yıl daha güçlü bir konuma ulaştığını belirten Ahmet Yazıcı, özellikle İstanbul&#8217;un ana liman (homeport) olarak önem kazandığını söyleyerek, &#8220;Eskiden gemiler İstanbul&#8217;a sadece birkaç saat uğruyordu.</p>
<p>Bugün ise birçok uluslararası cruise şirketi İstanbul&#8217;u sefer başlangıç ve bitiş noktası olarak kullanıyor. Bu durum şehir ekonomisine çok ciddi katkı sağlıyor.</p>
<p>Yolcular gemiye binmeden önce otellerde konaklıyor, restoranlarda vakit geçiriyor, alışveriş yapıyor ve kenti daha uzun süre deneyimliyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yazıcı, Kuşadası&#8217;nın yolcu ve gemi trafiğinde liderliğini sürdürdüğünü; İstanbul&#8217;un yanı sıra Bodrum, İzmir, Çeşme ve Antalya&#8217;nın da uluslararası kruvaziyer rotalarında daha fazla yer almaya başladığını ifade etti.</p>
<p><strong>Kruvaziyer yolcusu şehir ekonomisine daha fazla katkı sağlıyor</strong></p>
<p>Kruvaziyer turizminin yalnızca turizm hareketliliği oluşturmadığını, aynı zamanda yüksek ekonomik değer yarattığını belirten Ahmet Yazıcı, özellikle ana liman olarak seyahat eden yolcuların şehir ekonomisine önemli katkı sunduğunu söyledi.</p>
<p>Yazıcı, &#8220;Ana liman yolcuları otellerde konaklıyor, ulaşım hizmeti alıyor, restoranlarda vakit geçiriyor ve alışveriş yapıyor. Bir homeport yolcusunun şehir ekonomisine bıraktığı katkı, klasik günübirlik ziyaretçilere göre katbekat daha yüksek seviyelere ulaşıyor.</p>
<p>Bu nedenle kruvaziyer turizmi sadece limanları değil; otelleri, restoranları, perakendeyi, ulaşımı ve birçok farklı sektörü aynı anda besleyen önemli bir ekonomik güç oluşturuyor.&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Türk tatilcilerin ilgisi de hızla artıyor</strong></p>
<p>Kruvaziyer tatilleri yalnızca yabancı turistlerin değil, Türk tatilcilerin de tercihleri arasında hızla yükseliyor. Özellikle Ege Adaları, Akdeniz ve Avrupa rotalarına yönelik ilginin her sezon arttığını belirten Ahmet Yazıcı, kapıda vize uygulamasının da bu talebi desteklediğini söyleyerek, &#8220;İnsanlar artık tek tatilde birden fazla ülke ve şehri görebilmenin avantajını değerlendiriyor.</p>
<p>Cruise seyahati zaman tasarrufu sağlarken, sunduğu kapsamlı hizmetlerle bütçe planlamasını da kolaylaştırıyor. Önümüzdeki yıllarda hem Türkiye&#8217;den cruise&#8217;a çıkan yolcu sayısında hem de ülkemize gelen kruvaziyer turistlerinde önemli artış bekliyoruz.&#8221; dedi</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Franchise NEXT, Köln&#8217;de</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/franchise-next-kolnde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Franchise NEXT]]></category>
		<category><![CDATA[Köln'de]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21371</guid>

					<description><![CDATA[Franchise NEXT, Köln'de]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Franchise NEXT, Köln&#8217;de Franchise Sektörünü Bir Araya Getiriyor</strong></p>
<p>Franchise sektörüne yeni bir soluk getirmeyi hedefleyen <strong>Franchise NEXT</strong>, 15–16 Ekim 2026 tarihlerinde Köln Fuar Merkezi’nde açıyor.</p>
<p>Alman Franchise Derneği başta olmak üzere sektörün güçlü ortaklarıyla iş birliği içinde geliştirilen etkinlik; kendi işinin patronu olmak isteyenlerin en etkili şekilde girişimci ile buluşacağı yenilikçi formatıyla öne çıkıyor.</p>
<p>Franchise sektörünün önemli markaları, şirket ve sektör paydaşlarının katılacağı Franchise NEXT; kendi işinin patronu olmak isteyen tüm girişimci adayları için ortak bir platform sunuyor.</p>
<p>&#8220;Kendi işinizin sahibi olun ama asla yalnız kalmayın&#8221; felsefesiyle yola çıkan etkinlik; ortaklık, deneyim paylaşımı ve karşılıklı destek gibi temel değerleri fuar ve konferans süresince ön plana çıkarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Fuarın önemli destekçileri arasında yer alan <strong>Alman Franchise Birliği’nin Genel Müdürü Jan Schmelzle</strong>, buluşmanın önemini şu sözlerle değerlendiriyor: &#8220;Franchising, güçlü ve güvenilir ortaklıklar üzerine kuruludur.</p>
<p>İşte tam da bu nedenle Franchise NEXT&#8217;in bir parçasıyız. Kalite odaklı bir birlik olarak, pek çok güçlü markayla birlikte franchising&#8217;i daha görünür kılmayı hedefliyoruz.</p>
<p>Köln&#8217;deki Franchise NEXT, tüm franchise camiasına yeni bir ivme kazandırmak için olağanüstü bir imkan sunuyor.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İnsan ve Etkileşim Odaklı Yeni Nesil Formatlar</strong></p>
<p>Etkinlik programı ile de iddialı olan organizasyona katılımı kesinleşen konuşmacılar arasında ünlü girişimci ve dayanıklılık sporcusu Joey Kelly ile Martin Klapheck yer alıyor.</p>
<p>Fuarın eş zamanlı etkinliklerinden katılımcı firmaların canlı içerik üreterek sektöre dair özgün çıktılar sunacağı <strong>Franchise NEXT Creator Lounge</strong>, franchise verenlerin ve ortaklarının başarı hikayeleri ile karşılaştıkları zorlukları paylaşacağı <strong>Franchise NEXT Talk – The People Behind the Brand</strong> adlı birebir söyleşi serisi, merakla beklenen etkinlikler arasında</p>
<h2></h2>
<h2><strong>Türk markalardan yoğun ilgi</strong></h2>
<p>Franchise sektöründen yer alan ve işini Avrupa’ya taşımak isteyen Türk markalarının da yoğun ilgi gösterdiği fuarda Türkçe dilinde panel oturumları düzenlenecek.</p>
<p>Avrupa’da ki Türk popülasyonun yoğunluğu ve Türk markalarına ilginin her gün arttığını söyleyen <strong>Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak</strong> ‘Geçtğimiz senelerde Türk markalarımız ile katılım sağladık ve çok önemli iş ortaklıklarına imza atıldı.</p>
<p>Fuar bu sene yeni yerinde Köln’de gerçekleşiyor. Almanya’nın kalbinde gururumuz Türk markalarımızı potansiyel yatırımcılarla bir araya getireceğimiz için mutluyuz.</p>
<p>Hem onların hem de yatırımcıların hikayelerini sahneye taşıyacağız.</p>
<p>Franchise sektörü ile ilgilenen herkesi Avrupa’nın bu alandaki en niş fuarı Franchise Next’e bekliyoruz.’’ Diyerek Avrupa’ya açılmak isteyen Türk markalarını fuara davet etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Geniş Katılımcı Yelpazesi</strong></h2>
<p>Etkinlikte; McDonald&#8217;s, Körperformen, Enerdomo, Valora Group, Elite Krankentransporte, Tala Mobil, Kaisers, Kochlöffel, Mail Boxes Etc., Medical Care, Payment Management, Pflegehelden, Pizanto, rohrgroup, Unikat Business Club ve AKA Hero Entertainment Systems gibi alanında öncü markalar yer alıyor.</p>
<p>Katılımcı yelpazesi; gastronomiden sağlığa, mobiliteden iş hizmetlerine, teknolojiden e-spor ve sanal eğlenceye kadar günümüz franchise sektörünün geniş çeşitliliğini yansıtıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Sektör için güçlü organizasyon, güçlü organizatör</strong></h2>
<p>Ekonomik açıdan belirsiz dönemlerde, başarısı kanıtlanmış sistemlerin güvencesine ilgi artıyor.</p>
<p>Almanya&#8217;da franchise sektörü ekonomik büyümenin ve istihdamın en önemli itici güçlerinden biri konumunda.</p>
<p>Alman Franchise Derneği verilerine göre; 2024 yılında Almanya&#8217;daki yaklaşık 890 franchise markası, bünyesindeki 148.500 franchise alan yatırımcı ortağı ve 829.700&#8217;den fazla çalışanıyla toplam 149,2 milyar Euro&#8217;luk bir ciro hacmine ulaştı.</p>
<p>2011 yılından bu yana Avrupa pazarlarının en deneyimli franchise etkinliği organizatörleri arasında yer alan Avusturyalı pazarlama ve etkinlik ajansı <strong>Cox Orange</strong>, Franchise NEXT ile geleneksel fuar modelinin ötesine geçmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Ajans, bu yeni yaklaşımla franchise verenleri, franchise sahiplerini, girişimcileri ve uzmanları samimi bir bilgi paylaşımı ve yeni iş ortaklıkları zemininde buluşturuyor.</p>
<p>Franchise NEXT Köln hakkında ayrıntılı bilgiye ve kayıt için,  <a href="https://www.franchise-next.com/de/koeln"><strong>www.franchise-next.com/de/koeln</strong></a> adresinden ulaşabilinir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbulluların yaz rotası&#8230;</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/istanbullulariin-yaz-rotasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 19:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TURİZM]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbullularıın yaz rotası...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21365</guid>

					<description><![CDATA[İstanbullularıın yaz rotası...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EGE VE AKDENİZ’E GİDEMEYEN İSTANBULLULARIN PLAJ ROTASI</p>
<p>KİLYOS OLDU</p>
<p>TATİL İÇİN UZAKLARA GİTMEYE GEREK YOK! EGE VE AKDENİZ’İ</p>
<p>ARATMAYAN YAZ DENEYİMİ İSTANBUL&#8217;DA</p>
<p>Tatil için yüzlerce kilometre yol gitmeye gerek kalmadı.</p>
<p>Yazı İstanbul&#8217;da geçirmek zorunda kalan binlerce kişi, hafta sonlarını<br />
Kilyos sahillerinde değerlendiriyor.</p>
<p>Geniş kumsalı, denizi, gastronomi<br />
deneyimi, güvenli plaj hizmetleri ve gün boyu devam eden sosyal<br />
yaşamıyla İstanbul&#8217;un en iyi plaj destinasyonları arasında yer alan<br />
Goga Beach, Ege ve Akdeniz sahillerini aratmayan atmosferi, her geçen<br />
yıl büyüyen müdavim kitlesi ve yaz sezonunda sunduğu deneyimlerle</p>
<p>yoğun ilgi görüyor.</p>
<p>Yoğun çalışma temposu, sınırlı izin süreleri ve artan tatil maliyetleri nedeniyle yaz aylarında<br />
şehir dışına çıkamayan binlerce İstanbullu, hafta sonlarını günübirlik tatil rotalarında<br />
değerlendirmeyi tercih ediyor.</p>
<p>Özellikle İstanbul&#8217;un kuzey sahilleri, son yıllarda yalnızca denize<br />
girilen bölgeler olmaktan çıkarak beach kültürü, gastronomi, müzik ve sosyal yaşamı bir araya<br />
getiren yeni nesil yaşam alanlarına dönüşüyor.</p>
<p>Kilyos ise şehir merkezine yakın konumu sayesinde kısa sürede ulaşılabilen bölge, hafta<br />
sonlarında denizle buluşmak isteyen binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Özellikle sabah plaj keyfiyle<br />
başlayıp gün batımına kadar devam eden beach konsepti, uzun tatil yapamayanlar için alternatif<br />
bir yaz deneyimi sunuyor.</p>
<h2>Günübirlik Tatil Anlayışı Yükseliyor</h2>
<p>Turizm sektöründe değişen tüketici alışkanlıkları, tatil kavramını da yeniden şekillendiriyor.<br />
Eskiden haftalar öncesinden planlanan uzun yaz tatillerinin yerini artık kısa süreli kaçamaklar<br />
ve günübirlik deneyimler almaya başladı.</p>
<p>Büyükşehirlerde yaşayanlar, birkaç saat içinde<br />
ulaşabilecekleri destinasyonlarda deniz, doğa, gastronomi ve eğlenceyi bir arada<br />
yaşayabilecekleri mekânları tercih ediyor.</p>
<p>Bu değişim, İstanbul&#8217;daki beach işletmelerine olan ilgiyi de artırıyor.</p>
<p>Kilyos sahilinde hizmet<br />
veren Goga Beach, geniş plaj alanı, doğal atmosferi ve gün boyu devam eden sosyal yaşamıyla bu<br />
yeni tatil anlayışının öne çıkan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
<h2>Sabah Deniz, Gün Boyu Beach Deneyimi</h2>
<p>Yaklaşık 250 metrelik sahil bandına sahip Goga Beach, ziyaretçilerine yalnızca denize<br />
girebilecekleri bir plaj değil, günün tamamını değerlendirebilecekleri bir yaşam alanı sunuyor.</p>
<p>Sabah saatlerinde deniz ve güneşin tadını çıkaran misafirler, gün içerisinde restoran, beach bar<br />
ve dinlenme alanlarında vakit geçirirken, akşam saatlerinde müzik eşliğinde sahil atmosferini<br />
deneyimleyebiliyor.</p>
<p>Plaj aktiviteleri, sosyal etkinlikler ve gün boyu devam eden farklı<br />
deneyimlerle ziyaretçiler her saatini dolu dolu geçirirken, aileler de çocuklarıyla birlikte güvenli<br />
ve keyifli vakit geçirebilecekleri bir ortam buluyor.</p>
<p>Bali ve Tulum&#8217;dan ilham alan mimari yaklaşımıyla tasarlanan tesis, doğal dokuyu ön plana<br />
çıkaran yapısıyla şehir yaşamının yoğun temposundan uzaklaşmak isteyenlere farklı bir<br />
atmosfer sunuyor.</p>
<p>Deniz, kum ve doğanın bir araya geldiği bu ortam, kısa süreli kaçamakları<br />
gerçek bir tatil hissine dönüştürüyor.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-21367 aligncenter" src="https://avrasyahabertv.net/wp-content/uploads/2026/07/kilyos-2.jpg" alt="" width="630" height="410" /></p>
<h2>Güvenlik ve Konfor Ön Planda</h2>
<p>Yaz sezonu boyunca yoğun ilgi gören tesiste güvenlik ve ziyaretçi konforu da öncelikli unsurlar<br />
arasında yer alıyor.</p>
<p>7 gün 24 saat güvenlik hizmeti, görevli cankurtaran ekipleri, hazır ambulans<br />
desteği, düzenli olarak bakımı yapılan plaj alanı ve yenilenen sosyal yaşam alanlarıyla<br />
ziyaretçilere güvenli bir ortam sunuluyor.</p>
<h2>Gastronomi ve Sosyal Yaşam Bir Arada</h2>
<p>Beach deneyiminin yalnızca denizden ibaret olmadığı yeni dönemde gastronomi de tercihleri<br />
belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Goga Beach, restoranı ve beach barıyla gün boyu<br />
farklı lezzet deneyimleri sunarken, düzenlediği etkinlikler ve sosyal yaşam alanlarıyla<br />
ziyaretçilerine dinlenme ve eğlenceyi aynı çatı altında buluşturuyor.</p>
<p>Plaj voleybolundan sahil yürüyüşlerine, gün batımı buluşmalarından müzik performanslarına<br />
kadar uzanan atmosfer, farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin gün boyunca keyifli vakit<br />
geçirmesine olanak sağlıyor.</p>
<h2>Konaklama Seçenekleriyle Hafta Sonu Kaçamağı</h2>
<p>Günübirlik ziyaretlerin yanı sıra hafta sonunu şehirden uzaklaşmadan değerlendirmek<br />
isteyenler için bungalov ve otel konaklama seçenekleri de sunan Goga Beach, kısa süreli tatil<br />
planlarına alternatif oluşturuyor.</p>
<p>Böylece ziyaretçiler yalnızca birkaç saatlik plaj deneyimiyle<br />
sınırlı kalmadan hafta sonunu sahilde geçirebiliyor.</p>
<p>İstanbul&#8217;da yaz mevsimini şehir dışına çıkmadan değerlendirmek isteyenler için Kilyos, her<br />
geçen yıl daha fazla ilgi gören sahil destinasyonlarından biri haline gelirken, Goga Beach de<br />
sunduğu beach konsepti, doğal atmosferi, Ege ve Akdeniz&#8217;i aratmayan plaj deneyimi, sosyal<br />
yaşamı ve giderek büyüyen müdavim kitlesiyle bu dönüşümün öne çıkan adresleri arasında yer<br />
almayı sürdürüyor.</p>
<p>Şehirden kilometrelerce uzaklaşmaya gerek kalmadan deniz, güneş ve tatil<br />
atmosferini bir arada yaşamak isteyenler için Kilyos, yaz sezonunun en güçlü alternatiflerinden<br />
biri olmaya devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İTO Başkanından AB&#8217;ye tavsiyeler&#8230;</title>
		<link>https://avrasyahabertv.net/ito-baskanindan-abye-tavsiyeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:51:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İTO Başkanından AB'ye tavsiyeler...]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://avrasyahabertv.net/?p=21363</guid>

					<description><![CDATA[İTO Başkanından AB'ye tavsiyeler...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id=":4" class="aeH">
<div class="G-atb D E">
<div class="adF">
<div class="iG J-J5-Ji">
<div class="h0"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="AO">
<div id=":3" class="Tm aeJ cgjhk">
<div id=":1" class="aeF">
<div class="nH">
<div class="nH" role="main">
<div class="nH g id">
<div class="nH a98 iY aHo">
<div class="nH">
<div class="aHU hx">
<div role="list">
<div class="h7 ie" tabindex="-1" role="listitem" aria-expanded="true" data-mt-item="mt-thread" data-mt-processed-ids="mt-thread">
<div class="Bk">
<div class="G3 G2">
<div>
<div id="avWBGd-6">
<div id="avWBGd-7">
<div class="adn ads" data-message-id="#msg-f:1870306028792831022" data-legacy-message-id="19f4a96c8377dc2e">
<div class="aju"></div>
<div class="gs">
<div class="gE iv gt"></div>
<div class="   ">
<div id=":18h" tabindex="-1"></div>
<div id=":186" class="ii gt">
<div id=":185" class="a3s aiL ">
<div id="avWBGd-23">
<div dir="ltr">
<div dir="ltr">
<div>
<div class="gmail_default"><span style="color: #660000; font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><b>İTO Başkanı Avdagiç: “Türkiye’nin <span aria-invalid="spelling">AB’ye</span> katılım müzakereleri &#8216;uzatım&#8217; müzakerelerine dönüşmemeli”</b></span></div>
<p><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><b><span style="color: #660000;"><br />
&#8211; “Avrupa Birliği ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için<span class="gmail_default">,</span> Türkiye&#8217;nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına <span aria-invalid="spelling">evrilmesi</span> gerekiyor”</span><br />
</b><br />
<span style="color: #000000;">İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Türkiye’nin </span><span aria-invalid="spelling">AB’ye</span><span style="color: #000000;"> tam üye ol</span><span style="color: #000000;">arak katılım müzakerelerinin ‘uzatım’ müzakerelerine dönüşmemesi gerekiyor. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye&#8217;nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı.</span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"> Bu perspektif AB yapısında öğütülen ülke anlayışından AB kimliğine kendi varlığıyla değer katan ülke anlayışına’ geçilmesi olmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.</span></p>
<p>Avdagiç, İTO’nun Temmuz ayı Meclis toplantısında, iş dünyasının gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.</p>
<p><span style="color: #000000;">Avdagiç, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10. </span><span aria-invalid="spelling">yıl dönümüne</span><span style="color: #000000;"> ilişkin olarak, halkı<span class="gmail_default">n</span> 15 Temmuz gecesi, işgalci küresel güçlere karşı asırlık Milli Mücadele ruhumuzun yeni bir destanını yazdığını kaydetti.</span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"> Avdagiç, “FETÖ darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Ve biz her yıl bu olayı aynı öfke, aynı bilinç ve aynı karşı koyuş ruhuyla anıyoruz.</span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"> Anıyoruz ki, bundan sonra hiçbir güruh, hiçbir hain oluşum böyle bir ihanete cesaret edemesin istiyoruz” ifadelerini kullandı. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Avdagiç, “O gece halkımız, aynı zamanda Türkiye’nin bir müstemleke ekonomisine çevrilmesine izin vermedi</span><span class="gmail_default">.</span><span style="color: #000000;">” dedi. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Avdagiç, vatan, millet ve manevi değerlerimiz uğruna canlarını veren bütün şehitlerimize </span><span aria-invalid="spelling">Allah’tan</span><span style="color: #000000;"> rahmet, gazilerimize şifa diledi.</span></p>
<p><b>&#8211; “Başlangıç olarak Gümrük <span aria-invalid="spelling">Birliği&#8217;nde</span> mevcut adımların hızlandırılmasını bekliyoruz”</b></p>
<p><span style="color: #000000;">İTO Başkanı Avdagiç, konuşmasında Avrupa Birliği ile ilişkilere dikkat çekti. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Avdagiç, Türkiye ve AB arasında atılması gereken adımlara ilişkin, &#8220;Başlangıç olarak Gümrük Birliği&#8217;nin güncellenmesinde, ekonomik ve ticari entegrasyonun </span><span aria-invalid="spelling">derinleştirilmesinde</span><span style="color: #000000;">, vize serbestliği </span><span aria-invalid="spelling">sürecinde</span><span style="color: #000000;"> kalan kriterlerin tamamlanmasında ivedi adımlar atılmasını, mevcut adımların da hızlandırılmasını bekliyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Türkiye’nin AB’ye katılım sürecine yeni bir perspektif kazandırılması gerektiğini belirten Avdagiç, &#8220;Türkiye’nin AB’ye tam üye olarak katılım müzakerelerinin ‘uzatım’ müzakerelerine dönüşmemesi gerekiyor. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Üyelik müzakereleri yeniden canlandırılmalı ve Türkiye&#8217;nin katılım sürecine somut ve yeni bir perspektif kazandırılmalı.</span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"> Bu perspektif AB yapısında öğütülen ülke anlayışından AB kimliğine kendi varlığıyla değer katan ülke anlayışına’ geçilmesi olmalıdır&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</span></p>
<p><b>&#8211; &#8220;3 temel dönüşüm alanı öne çıkıyor&#8221;<br />
</b><br />
<span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;nin önündeki stratejik vizyonun inşasında 3 temel dönüşüm alanının öne çıktığını belirten Avdagiç, bunları &#8220;jeostratejik konumun jeoekonomik güce dönüşmesi, üretim ekonomisinin teknoloji ekonomisine evrilmesi ve transit ülke kimliğinin karar verici merkez ülke konumuna taşınması&#8221; olarak sıraladı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sanayi politikasının bu dönüşümün en kritik ayağını oluşturduğunu vurgulayan Şekib Avdagiç, “AB ile daha güçlü ekonomik entegrasyon için Türkiye&#8217;nin orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanan daha seçici ve stratejik bir sanayi yapısına </span><span aria-invalid="spelling">evrilmesi</span><span style="color: #000000;"> gerekiyor. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Bunu başarmamız halinde sanayi yalnızca büyümenin motoru değil, aynı zamanda jeopolitik etkinliğin üretildiği bir alan haline gelecektir</span><span class="gmail_default">.</span><span style="color: #000000;">&#8221; dedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Küresel ekonomide değer oluşturmanın giderek teknoloji, veri ve kritik üretim kabiliyetleri etrafında şekillendiğine dikkat çeken Avdagiç, Türkiye&#8217;nin de bu alanlarda yukarı yönlü bir sıçrama gerçekleştirmesinin yapısal bir zorunluluk olduğunu kaydetti.</span></p>
<p><b>&#8211; &#8220;Küresel ekonomi kalıcı bir belirsizlik rejimine yerleşti&#8221;<br />
</b><br />
<span style="color: #000000;">Konuşmasında dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Avdagiç, “Küresel ekonomi yılın ikinci yarısına girerken artık tekil krizlerin açıklayamadığı, daha kalıcı ve katmanlı bir belirsizlik rejiminin içine yerleşmiş görünüm sergiliyor.</span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"> Artık mesele krizlerin olup olmaması değil, krizlerin ekonomik sistemin doğal bir bileşeni haline gelmiş olmasıdır</span><span class="gmail_default">.</span><span style="color: #000000;">” dedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Enerji piyasalarının bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Avdagiç, Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını arz-talep dengesinin ötesinde doğrudan risk primi üzerinden belirlenen bir yapıya taşıdığını, bunun enerji fiyatlarında yeni bir taban oluşmasına yol açtığını kaydetti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Son 3 yıldır uygulanan Enflasyonla Mücadele <span aria-invalid="spelling">Programı&#8217;nın</span> önemli kırılganlıkları ortadan kaldırırken anlamlı bir dengeleme etkisi de ürettiğini vurgulayan Avdagiç, para politikasındaki sıkı duruşun iç talep kaynaklı enflasyonist baskıların hızını yavaşlattığını, fiyatlama davranışlarında kademeli bir normalleşme eğilimi oluşturduğunu kaydetti.</p>
<p><b>&#8211; &#8220;Küresel finansal koşullar<span class="gmail_default">ı</span> para politikasında erken gevşeme alanını sınırlıyor”<br />
</b><br />
Avdagiç, finansal istikrar tarafında risk primindeki gerileme ve portföy akımlarındaki dengelenmenin programın dış kırılganlıkları azaltıcı etkisini güçlendirdiğini belirterek, bu kazanımların kalıcı hale gelmesinin para politikasının yanı sıra mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesine bağlı olduğunu ifade etti.</p>
<p>Merkez Bankası&#8217;nın sıkı duruşunu korumaya devam ettiğini belirten Şekib Avdagiç, “Dünyada enflasyon risklerinin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi, küresel finansal koşulların<span class="gmail_default">ın</span> uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskı, para politikasında erken gevşeme alanını sınırlıyor. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Enflasyondaki düşüş seyri ise TCMB&#8217;ye faiz indirimi konusunda alan açıyor&#8221; ifadelerini kullandı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;"><br />
Türkiye&#8217;nin artık yalnızca Doğu ile Batı arasında bir geçiş hattı olmadığını vurgulayan Avdagiç, &#8220;Türkiye aynı zamanda bu akışların hızını, maliyetini ve yönünü etkileyen bir ekonomik merkezdir. </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana, sans-serif; font-size: large;"><span style="color: #000000;">Bu vizyon, coğrafyayı pasif bir avantaj olmaktan çıkarıp ekonomik ve siyasi kararları şekillendiren aktif bir güce </span><span aria-invalid="spelling">dönüştürecektir</span><span style="color: #000000;">&#8221; değerlendirmesinde bulundu</span></span></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
